Doktor ve Eczacılar İçin / Profesyonel Kaynaklar / Seçilmiş Makale Özetleri
Müziği KapatMüziği Aç
Doktor ve Eczacılar İçin Profesyonel Kaynaklar Seçilmiş Makale Özetleri


Immunomodulatör Olarak β-Glukanlar

V. Vetvicka, Journal of American Nutraceutical Assoc. (JANA) 2001; 3: 4

Polisakkaridler yıllardan beri birçok ülkede kanser savaşında ve immün sistemi stimüle etmede kullanılmakla beraber, ancak son yıllarda yoğun çalışmaların odağı olmuştur. Çeşitli çalışmalara rağmen glukan-hücre etkileşmelerinin kesin mekanizmaları ancak şimdi anlaşılmaya başlanmıştır. Aşağıdaki çalışmada bu ilginç ve ticari ve klinik yönlerden önemli alandaki başlıca gözlemlerin bir derlenmesi yapılmıştır.

Nonspesifik olarak immun reaksiyonları etkileyen maddelerin araştırılması potansiyel klinik uygulama ve veteriner ilaçlar yönlerinden gittikçe daha önem kazanmaktadır. Ticari yönden önemli birçok hayvan stresli koşullar altında yetiştirilmektedir.; bunların immünitelerini kolayca hazırlanan ticari immunostimülanlar ile artırmak, strese bağlı hastalıkların indüklediği mortaliteyi önemli ölçüde düşürecektir. Hayvanlarda glukanlar sadece nonspesifik stimülanlar olarak değil, aynı zamanda güncel kullanılan aşılamalara bir ilave olarak da araştırılmaktadır. Veteriner ve ticari uygulamalara ek olarak, immunomodülatör polisakaridler dünyanın birçok bölgesinde güncel olarak yoğun klinik-öncesi ve klinik araştırmaların odağıdır. "Optimum immunomodulatör olarak hangi glukan seçilmelidir" sorusu henüz cevaplanmamıştır. Gene de bir sonuca varılabilir-mayadan elde edilen glukanların daha ekonomik olma ve daha iyi tanımlanmış bir kaynaktan elde edilme ile birlikte daha yüksek bir biyolojik aktiviteye sahip olma üstünlükleri vardır. Ne yazık ki ß-glukanların birçok ticari kaynağı, ya başlıca glukoz veya mannozdan elde edilmiş olan düşük kalite ürünler sunar. Buradaki laboratuvarda yapılan testlerde piyasada bulunan glukanların çok büyük bir bölümünün biyolojik aktivitelerinin çok sınırlı olduğu görülmüştür. Bununla beraber bazı yeni firmalar sadece izole edilme ve karakterizasyon proseslerine değil, aynı zamanda çeşitli hayvan modellerindeki biyolojik testlere de özel bir özen göstermektedir.

ß-glukanlar hiçbir zaman vucudu tüm hastalıkları iyileştirebilecek şekilde besleyen sihirli ilaçlar olmayacaktır. Hayvanlar ve insanlarda yapılan dikkatle planlanmış çalışmalarda, immun sistemi uygun şekilde destekleyebilecek ve güçlendirebilecek yüksek aktiviteye sahip preparatlar hazırlanabilir.


Glukan’ın İmmunofarmakolojisi: Vücut Koruma Mekanizmalarının Geniş Spektrumlu bir Artıcısı

N. R. DiLuzio, TIPS, 1983

Vücudun enternal çevresinin saflık ve sterilitesini idame ettirmek ve sağlığına katkıda bulunmak için vücut koruma kaynaklarını modüle edici çok çeşitli humoral ve selüler mekanizmalar vardır. Bu karmaşık ve iç-bağlantılı mekanizmalar üzerinde çoktan beri hedeflenen farmakolojik kontrol artık gerçekleşmek üzeridir. Mathe ve Olsson’un 1979 daki çalışmalarında belirttikleri gibi, araştırmacılar immunofarmakolojik ajanların geliştirilmesinde Orta Çağlardan Rönesansa geçmiştir. Muramil dipeptidler ve glukan türevlerinin geliştirilmesiyle, şimdi artık bu Rönesans’tan hızla yeni Biyoteknoloji Çağına ilerlenmiştir.

İlaçların spesifik olarak başlıca bir farmakolojik aktiviteye aracı olmak üzere düzenlendiği bir çevrede, immunofarmakolojik ajanların orjinleri olarak ‘’non-self’’ ya da ‘’altered-self’’ varlıkları bulunan çok çeşitli hastalık proseslerine karşı geniş spektrumlu aktivite olarak düşünülebilecek etki potansiyeli vardır. Vücudun çok önemli konak savunma sistemlerini etkileyen immunofarmakolojik ajanlar makrofajlar, T ve B lenfositler, lökositler ve doğal katil (NK) hücrelerin sayılarını fonksiyonel aktivitelerini, etkileşmelerini ve aynı zamanda bunların humoral ve sekretuar komponentlarını regüle edebilir. Bu nedenle bunların çok çeşitli bakteriyel, viral, fungal ve parasitik enfeksiyonlar ve neoplastik durumları non-spesifik olarak modifiye etme potansiyelleri vardır.

Buradaki çalışmada, bu laboratuvarda vücudun iyilik durumunun devam etmesine yararlı olacak şekilde vücut savunma mekanizmasını artırmak için geliştirilmiş eşsiz bir poliglukoz preparatı olan glukanın derlemesi yapılmıştır. Bu çalışmada bir ß-1, 3-poliglukoz olan glukanın immunofarmakolojik aktivitesi gösterilmiş ve deney hayvanlarındaki çeşitli enfeksiyöz hastalıkları modifiye etme ve aşı geliştirlmesinde bir adjuvan olarak fonksiyon gösterme yeteneği vurgulanmıştır. Glukanın karşılaştırmalı immunofarmakoloji ve gelişimsel terapötikler alanındaki rolü de düşünülmüştür. Yer kısıtlı olduğundan, glukanın deneysel ve klinik neoplazi üzerindeki etkisi konusundaki yayınlar içerilmemiştir.

Glukanın geniş immunofarmakolojik aktivite spektrumu sadece belirli bakteriyal, fungal, viral ve parazitik enfeksiyonların modifikasyonunu değil, aynı zamanda tümör büyümesinin inhibisyonunu da içerir.

Bu bulgular ile birlikte glukanın etkili bir adjuvan olarak kullanılabileceği gözlemi, poliglukoz immunomodülatörlerin terapötik amaçlar için geliştirilmesine, yol açar.


Mayadan Elde Edilen Beta –1, 3-D-Glukan: Bir Adjuvan Kavram

JL. Ber, MD, Townsend Letter, For Doctors And Patients November 1998

Webster Tıp Sözlüğüne göre adjuvan bir ilaç formülasyonuna ilave edilen ve aktif maddenin etkisini önceden tahmin edilebilen bir şekilde etkileyen bir maddedir. Bu terim immunolojik yaygın kullanılmıştır ve aşıların antijenisitesini artırmada kullanılan bir taşıyıcı demektir (örneğin; Freund adjuvan). Bugün bu terimin daha yaygın bir kullanımı bazı doğal yoldan elde edilmiş maddelere uygulanabilir.

Çok – dallı beta – 1, 3D-glukan doğal yoldan meydana gelen bir polisakariddir ve maya, Sacchomyces cerevisiae’nın hücre duvarını içeren çeşitli fungus hücrelerinde bulunabilir. Diğer glukanlar (ya da poliglukoz) gibi, glükoz ünitelerinin bağlanmasından oluşur. Örneğin, çoğu nişantalar alfa-glukanlardır. Farklı glukanlardan beta-1, 3D-glukan konfigurasyonunun bir non-spesifik immün-aktivatör etkisi bulunduğu görülmüştür.

Golman ve daha sonra Czop çalışmalarında makrofaj orijininin hücreleri üzerinde beta-1, 3-D-glukan molekülüne bağlanan spesifik bir reseptör tanımladılar. Bu reseptör bir protein kompleksidir ve kemik iliğinde başlayarak makrofajın tüm diferensiyasyon siklüsünde bulunduğu görülür. Olgun makrofajlar merkezi sinir sistemi de dahil olmak üzere tüm dokularda bulunur. Bir makrofaj beta –1, 3-D- glukana rastlayınca aktive olur. Fagositoz (yabancı hücreler ve partikülleri yutma yeteneği), bazı sitokinleri salma (intrerselüler hormon ar) ve antijen prosesi gelişir ve güncelleştirilir. Makrofajlar günlük detoksifiye edici prosesler, barsak florası idamesi, anti-enfektif ve anti-tümör koruması ve tüm sağlık bütünlüğünün idamesinde yaygın rol oynar. Bu madde ile araştırmaların büyük bir bölümü in vitro ve parenteral olarak yapılmış olmakla beraber, daha sonra Baylor College of Medicine’de yapılan çalışmalarda saflaştırılmış beta-1, 3-D-glukanın oral yoldan etkili olduğu belirtildi (Wyde, 1989).

Oral alınan beta-1, 3-D-glukanın bütünlüğü diğer besin maddelerinden farklıdır. Bu tip glukan asit-dirençlidir; bu nedenle mideden değişmeden geçer. Ayrıca barsakta, bunu glukoz ya da d-glukoza parçalayıp barsak duvarından absorbe edilmesine olanak verecek spesifik bir enzim (beta-1, 3-glukanaz) bulunmaz. Diğer taraftan barsak duvarında bulunan makrofajlar beta-1, 3-D-glukan partiküllerini beta –glukan reseptörleri ile tutarlar. Bu hücreler hemen aktive olur ve sonra doğal antijen sunucu fonksiyonlarının bir parçası lokal lenf nodüllerine (Payer plakları) geri giderek sitokinleri (IL-1, IL6, GM-CSF, Interferonlar) serbest bırakıp, sistemik immun aktivasyonu indükler.

Yukarıda tanımlanan mekanizmaya fagositik taşıma denir ve belirli mikroorganizmalar için yaygındır. C13 etiketli glukanın oral uygulaması ile yapılan çalışmalar da beta-1, 3-D-glukan için fagositik taşıma bulunduğunu destekler.

Beta-1, 3-D-glukan için farmakolojik uygulamanın ilave bir kavramını DiLuzio 1970 lerde önerdi. Buradaki çalışmada bu kavramı, beta-1, 3-D-glukanın oral yararlılığı ve spesifik bir taşıma mekanizması konularındaki güncel bilgileri kullanılarak bugünün bakış açısından derlenecektir.

Şimdi beta-1, 3-D- glukanın birçok önemi ilaç uygulamasında bir adjuvan olarak kullanımını destekleyecek yeterli bulgu vardır.


 
Pak İş Merkezi, Prof Dr. Bülent Tarcan Sk. 5/1 34349
Gayrettepe - İstanbul
(0212) 337 3800

Bu sitedeki bilgiler hekime veya eczacıya danışmanın yerine geçmez.

© Mustafa Nevzat İlaç Sanayi A.Ş.
Site Creation & Technology by
MagiClick Digital Solutions